Rahime Kaya's profilerahimekayaPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 26

    ŞİİR

          Farkındalık    

    Farkındalık
    Diken battığında üstünde gülün kokusun
    Gülü koklarken dikenin batacağını
    Hatırlarsan
    Yaşamı farkında olarak yaşarsın
    İncinmezsin, alınmazsın, kırılmazsın.
    Ama
    İnsansın unutursun, vurgun yersin...

    31-01-2008

     

    Neden Varsın

    Sevmek için yüreğin,
    Görmek için gözün yoksa neden varsın?
    Saymak için sevmeyi,
    Almak için vermeyi bilmiyorsan neden varsın?
    İş öğrenmişsin,
    Usta olmamışsan neden varsın?

    17.01.2008
                                                      

     

    Rahime Kaya

      

    Ala namussuzluk nedir 4

    832ALA NAMUZSUZLUK NEDİR4

    Hala
    Yunus Emre’yi bilmemek


    Hala
    Mevlana’yı anlayamamak


    Hala Yunus gibi Mevlana gibi yaşamayı becerememektir

    Adam gibi yaşatmamak

    Adam gibi yaşayamamaktır. 

     

    Türkçesi:Hala çıkmaz sokakta yol arayan kalbi mühürlülere yol tarifidir....

    Özay Sağlam

     

    İNSAN OLMANIN ERDEMİ

     

    İnsanın neden yaratıldığını, varolluğunu ve bu dünyada  kimim, gibi soruları kendisine sürekli sormalı ve kendince bir cevap bulmalı. . Benim bulduğum cevap şudur; İnsan insana emanet edilmek için yaratılmıştır. Her kişi bir diğerinden sorumludur. Siz insanı ister tanıyın isterseniz tanımayın insansa söz konusu olan, o size verilmiş sessiz emanettir. Bazen beşeri duygularımız öne geçer ve insanı seçeriz. Yakınımızı, dostlarımızı, arkadaşlarımızı ilkler sırasına alırız. Bu bize doğru gibi gelir. Oysa yaradan bunun böyle olmasın istememiştir, her kişiyi eşit tutmuştur. Biz kendimizi yaradan sanarak insanda kendi istediğimiz özelliklerin olmasını isteriz. Eğer bize benzemezse, bizim gibi düşünmez ve hissetmezse kişi onu hemen dışlarız, karalarız. Kendimizi yargıç ederiz. Bizler insanın yaradılış özelliğine saygı duyarak insanları olduğu gibi kabul etmek erdemine erişmediysek, her zaman ve her yerde kendimiz haklıyızdır. Asla karşıdaki kişilerin penceresinden dünyaya bakmak zahmetine girmeyiz. Bu nedenle seçtiklerimiz, seçeceklerimiz ve de acı olanı harcadığımız kişiler, bizim irademizle oluyor. Tabi bunları yaparken aldığımız eğitimin, yaşadığımız sosyal çevrenin etkisi azımsamamalı.. İşimize gelirse hoş görü ve anlayış gösteririz, gelmezse onu da yapmayız. Ve yaratılmış en değerli varlık olan insanı boğazlamak, çiğnemek, ezmek için elimizden geleni yaparız.

     

    Bu halimizden çıkmadığımız, insana kucak açmadığımız, iyiliğe yürekten çaba harcamadığımız ve eksik aramak yerine tamamlamak; Kusuru açmak yerine örtmek; göründüğümüz gibi olmak ve olduğu gibi görüneni kabul etmezsek asla “İNSAN” olmamışızdır.  Ancak kendimizi insanız diye kandırarak yaşarız.

     

     25.Mart.2008

     

    Tüm yazıların her türlü yayın hakkı Rahime Kaya'ya aittir.

     

    Söz çok anlamlıydı, paylaşmak istedim.

     

     *** " acı yoksa kazanç ta yoktur. Acıyı kabullenin, o zaman gelecek sizin için daha verimli olacak yaptığınız işin size zahmet, ızdırap verdiğini düşünmeyin, çünkü bu iş ve zahmet için herzaman bir sebep vardır o halde acı ile karşı karşıya gelmekten çekinmeyin, göğüslediğiniz bu acı için, ileride mutlak bir mutluluk sizindir..." ***

     

     
    ***********************************************
     Benim bilinçlenme ve farkındalık düzeyimde katkısı olmuş bu kitabın özetini burada
    sizlerle paylaşmak istedim. Faydalı olacağını umut ediyorum.
    9 KEHANET
    1.  Bilgiler birbirini izler. Rastlantılara dikkat et,bu rastlantılar bize yaptığımız her şeyin altında daha başka şeylerin, 
    Ruhsal bir şeylerin yattığını duyumsatır. Rastlantıları ciddiye Aldığımız zaman birinci bilgi oluşuyor.
    2.  İkinci bilgi, gerçeklerin farkindaligi üzerine kurulmuştur.
    “Neden yasıyorsun?” bunu cevapla, dünya sadece ruhsal ve mistik anlamda çalışır. 
    Maddesel olarak olanaklarla hayatta kalabileceğimize inandığımız için bunu sağlamak için, yerimizi sağlamlaştırıp, 
    güvenliğimizi korumaya çalışırız ve tüm dikkatimizi evrenin kontrolüne odaklarız. 
    Oysa simdi ruhsal uyanış ve açıklığımız sayesinde gerçeklerin farkına varmaya başladık.
    3.   Bu bilgi, yasama yepyeni bir bakış açısı getirmektedir.
     Fizik Evreni TEK ve SAF bir ENERJI olarak tanımlamakta ve bu enerjinin her nasılsa düşüncelerimize yanıt verdiğini söylemektedir.
    4.   Dördüncü bilgiye göre yasamda enerji kesintisi ancak daha yüksek bir kaynakla bağlantı kurduğumuz zaman tedavi edilebilir.
    Biz ona karsı açılabilirsek EVREN bütün gereksinimlerimizi sağlayabilir. Enerjiyi önce besinlerden alırsın. 
    Yiyeceklerden aldığın enerjiyi tümüyle özümseyebilmek için, önce yediklerini beğenmelisin.
    Lezzet bu isin anahtarıdır. Lezzetin tadına varmalısın. Yemekten önceki duanın sebebi de budur.
    Farkindaligi sağlar. Sadece yiyecek bulduğumuza şükretmek için dua etmeyiz, Vücudun besindeki enerjiyi iyice özümsemesi için de dua ederiz. 
    Yemek yemeyi bir deneyim haline dönüştürmek gerekir.
    Yemek yemek ilk adimdir, bu yolla kişisel enerjinizi arttırdıktan sonra, diğer nesnelerdeki enerjilere karsı daha duyarlı olabiliyorsun ve 
    bundan sonra yemek yemeden bu enerjiyi özümsemeyi öğreniyorsun. Çevremizdeki her şey enerjidir.  Ne var ki; hepsinin türü değişiktir. 
    İste bu yüzden bazı yerler enerjiyi diğer yerlerden daha fazla artırır. Bu senin seklinin uyumuna bağlıdır.
    Önce enerji alanlarini görmeye basliyorsun, bunun için; 
    * Dikkatini çevreye yönelt. 
    * Enerji ile dolmaya başlayınca, çevrendekilerin nasıl göründüklerine bak. 
    * Bunu gördüğün her varlığı göz önüne getirerek yap. 
     Essiz güzellikleri özümse. 
    * Bitkilerin ışımaya başladığını düşün. 
    * Ne kadar uzakta olursa olsun her şeyin yakınında olduğunu hisset, dokun, bağlantı kur. 
    * Nefes al ve enerjiyi içine çek. Bu noktada hissettiğin SEVGI. Bunun için kendini zorlamaya gerek yok, o kendiliğinden ortaya çıkar. 
    Sevginin içine girmesine izin ver
    * Nesnelerin (sadece nesnelerin değil ayni zamanda bunu insanlar içinde yapabilirsin) güzelliklerini, essizliklerini takdir edince enerji alıyorsun, 
    hislerin sevgi düzeyine yükselince, gönüllü olarak enerjini geri veriyorsun. Bu mistik bir deneyimdir ve bunu kısacık bir Anda yakalayabilirsin. 
    Bu herkesten ileriye sıçrayabilmek ve geleceğe göz atabilme durumudur. Bu durum ne yazık ki uzun süre korunamaz. 
    Bilinci normal düzeyde olan bir insanla konuşmaya çabalayınca ya da halâ çatışmaların sürdüğü bir dünyada yasamaya çalısınca, 
    bu ileri durumdan sıyrılır ve tekrar kendi eski düzeyimize döneriz.
    Bundan kurtulabilmek için gördüklerimizi, hissettiklerimizi yeniden, yeniden tekrar etmeliyiz. 
    Böylece her seferinde biraz daha sonsuz bilince doğru ilerlemeye baslarız.
     Ancak bunu yaparken, enerji ile dolup yasamayı bilinçli bir şekilde yapmalıyız.
    Çünkü rastlantıları sağlayan iste bu enerjidir ve rastlantılar sürekli bir temele dayanan, yeni 
    bir düzeyi gerçekleştirmemize yardımcı olurlar.
    5. Bu bilgi, insanların diğerlerini kontrol altına alıp, 
    düşüncelerine hükmederek, enerjilerini çalmak eğilimi gösterdiklerini 
    açıklar. Enerjimizin kesildiğini ve ondan yoksun kaldığımızı hissettiğimiz zaman hepimiz ayni şeyi yaparız. 
    İnsanları ve durumları kontrol ederek enerjinin sana doğru akısını sağlamak için, dramlar yaratırsın. 
    Dramılar söyle sıralanır; acındırma, korkutucu, sorgulayıcı ve mesafeli. Mesafeli damada, esrarengiz ve gizemli bir görünüm 
    kazanıyorsun, kendi kendine ihtiyatlı davrandığını Söylüyorsun, ama aslında bu dram anin içine başkasını çekip, sana ilgi 
    göstermesini ümit ediyorsun. Ardından birisini bu dramanin içine çekince, açık davranmıyorsun ve gerçek duygularını
    anlamaları için arsındakileri zorluyorsun. Onlar senin gerçek duygularını anlamaya çabalarken, fazlasıyla ilgi gösterip, tüm 
    enerjilerini sana yolluyorlar. Nedenli esrarengiz davranıp, nedenli ilgilerini çekersen, daha fazla enerji alırsın. Şayet kendimize 
    dikkatle bakıp enerjiyi yönlendirmek için neler yaptığımızı  Keşfetmezsek, hiçbir ilerleme olmaz.
    Sorgulayıcı dramadan enerji kazanan bütün insanların amacı ise,sorularıyla eseleyip deşeleyip, diğerlerinin yaşantılarındaki
     yanlışları ortaya çıkarıp eleştirmektir. Bu drama yi hazırladıktan sonra, diğerlerinin yaşantılarını her açıdan eleştirirler. 
    Eğer istedikleri kişiyi bu dramanin içine çekebilirlerse, hazırladıkları strateji   başarıya ulaşır.Diğerleri ise birden bire 
    sorgucunun karsısında kendilerini suçlu hissederler ve sorgucunun dikkatini çekecek hatalar yapmamak için, sorgucunun 
    yaptıkları ve düşündükleri ile ilgilenmeye başlarlar. Sorgucu bu fiziksel saygı sayesinde gereksinim duyduğu enerjiyi sağlar.
    Şayet biri sizi sözle yada fizik gücüyle tehdit edecek olursa,basınıza kötü bir is geleceği korkusuna kapılır, ona zorla ilgi 
    gösterip enerjinizi verirsiniz.Sizi korkutan kişi tarafından, saldırgan türden dramanin içine çekilirsiniz. Bu dramanin adi 
    korkutucu dramadir. Diğer yandan eğer birisi basına gelen bütün kötülüklerden sizi sorumlu tutar ve ona yardim etmediginiz 
    takdirde bu kötülüklerin basına gelmeye devam edeceğini söylerse, o zaman bu insan,acındırma dramasi ile enerjinizi 
    çekiyor demektir. Burada dikkat edilmesi   gereken konu dramalarin karsı dramalari yarattığıdır.Örneğin mesafeli insanlar
     sorgucu insanları yaratıyorlar ayni şekilde sorgucu da insanları mesafeli yapıyor. Korkutucu da acındırma durumunu yaratıyor.
    6. Geçmişi berraklaştırmak, bireysel yollarla çocukluğumuzda
    öğrendiklerimizi kontrol etmekle baslar.
    Dramalarin farkında ol. Bunlardan bir kez kurtulduğunda, kendini daha yüksek seviyedeki evrimsel kimliğinde bulursun. 
    Gözünü açıp gerçek kimliği bulmak gerekir.
    İnsanlar kendi tarihsel durumları içine doğarlar ve hayatta destekleyecek bir nesne bulurlar. Başka bir amacın peşinde kosan 
    diğer bir insanla birlikteliği oluştururlar. Bu beraberlikten çocuklar doğar ve rastlantıların önderliğinde, bu iki durumu 
    birleştirip daha yüksek sentezlere varırlar. Burada önemli olan, enerji ile her doluşta hayati daha ileriye götürecek 
    bir rastlantı meydana gelir ve bu düzeydeki enerji içselleştirilir. Böylece daha yüksek titreşimlerde varlık sürdürülür. 
    İnsanlar Evrimlerine böyle devam ediyorlar. Şimdiki süreçte bunun hızlandırılması gerçekleşecek. 
    Bir kez hayatin ne olduğunu anlamak bu noktada önemli.
    NOT:Sık, sık durup gerekli enerjini tekrar toplamayı sakin unutma. 
    Her zaman enerji dolu ol ve sevgi konumunda kal. Bir kez sevgi Konumunu elde ettin mi, hiç bir şey ve hiçbir kimse 
    sendeki enerjiyi çekip alamaz. Aslında,  senden tasan enerjinin yarattığı akıntı ayni oranda enerjiyi senin içine çeker. 
    Enerjin asla tükenmez. ancak enerjinin tükenmemesi için, hep onun işlevlerinin bilincinde olmalısın. 
    Bu özellikle insanlarla karşılıklı etkileşim içindeyken çok önemlidir.
    7.Yedinci bilgi de, nesnelerin dikkatimizi çekisinden, belirli 
    düsüncelerin, bize rehberlik etme maksadıyla aklımıza gelişinden söz edilir.
    Yedinci bilgi, düşlerden söz eder, düşlerle kendi hayat öykümüzü kıyaslamamızı söyler. 
    Yedinci bilgi bizim gerçekleştirdiklerim izden daha çok düşüncelerimiz olduğunu söyler. Bunları fark etmemiz için iyi
     bir gözlemci olmamız gerekmektedir. Aklimiza bir düsünce geldigi zaman “NEDEN” diye   sormalıyız. 
    “Simdi neden bu düşünce özellikle aklıma takıldı?” “Yasam sorunumla bunun ne ilgisi var?”  
    Gözlemci durumuna geçince her şeyi kontrol etme gereksiniminden de kurtuluruz ve
     bu bizi evrimin akısının içine sokar. 
    Bu noktada “olumsuz düsünceler aklımıza gelince ne olur” sorusu   sorulabilir.“Kötü bir şey olacağından
    korkmak, sevdiğimiz birisinin acı çekmesi ya da çok istediğimiz bir şeyi elde edememek” 
    gibi sorunlar aklımıza takılırsa ne olur?Yedinci bilgi, 
    korku imajları belirir belirmez engellenmelidir, ardından da aklımıza iyi düşünceler getirmeliyiz” der.
    Kısa süre sonra, olumsuz görüntüler hemen, hemen hiç belirmezler. Seziler hep olumlu konularda olmalıdır, 
    eğer olumlu imajlardan sonra olumsuz imajlar belirirse, bunları kesinlikle ciddiye almak 
    Gereklidir. Buna göre örneğin eğer aklına kamyon kazası geçireceğin gelmişse ve biri seni kamyonla bir yere 
    götürmeyi teklif ederse reddetmelisin.
     
    8. Sekizinci bilgi diğerleriyle kurulacak ilişkilerde enerjiyi kullanmanın yolunu   gösteriyor.
    Enerjiyi nasıl yansıtacağını ve başkalarına bağımlılıktan kaçınmak gerektiğini söylüyor.
    Özellikle çocuklarla kurulan ilişkilerde, onların hatalarını sürekli düzeltmenin, onların enerjilerini tüketmek olduğu belirtiliyor.
     Çünkü bu durum onlarda kontrol dramalari yaratiyor. 
    Sekizinci bilgi bize, gelişmeye başladığımız ilk andan itibaren, otomatik olarak karsı cins enerjisi almaya başladığımızı   hatırlatır. 
    Bu doğal olarak evrenin enerjisinden gelir. Ancak burada dikkatli olmamız gerekir,
    Çünkü bir baskasi gelip bu enerjiyi dogrudan bize vermeye kalkinca, biz hemen gerçek 
    kaynakla bagimizi kesiveririz ve sonra gerileme baslar. 
    Bu noktada ASKtan söz etmeliyiz. Ask olduğunda, iki kişi bilinçsiz olarak enerjilerini birbirlerine verirler ve mutluluk ve 
    neşe inanılmaz derecede artar, titreşimler yükselir.
     Ne yazık ki, insanlar kısa sürede birbirlerinden gelen bu enerjiye bağlanırlar ve evrenden sağladıkları enerjiyi keserler, 
    oysa iki kişinin birbirine verecek yeterli enerjisi yoktur. Bir süre sonra birbirlerine enerji vermeye son verip, diğerinin enerjisini 
    elde etmeye çalışırlar ve çocukluk dramalarinin içine düşerler. Ve sonuçta ilişki giderek yozlaşır ve güç mücadelesine dönüşür.
    Aslında bu durumdan tam olarak kurtulmayı öğreninceye kadar alfabedeki C harfi gibiyizdir. Karsı cinsten kolay etkileniriz, 
    onun yarim kalmış dairesi gelip bizimkiyle birleşir. Birbirimize enerji akıtmaya baslarız, gerçekte ise kendi dışında diğer 
    yarısını arayan bir başka insanla birleşmiş oluruz.
     Karşıt cinsten birine bağımlı olmamızın nedeni, karşıt cinsin enerjisini elde etmek istememizdir. 
    Halbuki içimizdeki kaynaktan aldığımız mistik enerjinin hem erkek hem de dişi yönü vardır.
    Zamanla onun dışarı vurmasını sağlarız ama evrime ilk başladığımız sıralar çok temkinli davranırız. Bütünleşme işlevi zaman alır. 
    Eğer olgunlaşmadan eril yada dişil enerjimiz için, insan kaynağı ile bağlantı kurarsak, evrensel kaynağın akısını durdururuz. 
    Önce daireyi kendimiz bütünlemeliyiz. Evren ile bağlantımızı sağlamlaştırmalıyız . 
    Bu zaman alır ancak bunu sagladiktan sonra yüksek ilişkiler kurabiliriz.
    Böylece bütünleşmiş bir insanla romantik ilişki kurduğumuzda süper-insani yaratırız. 
    Ama bu bizim bireysel gelişimimiz engellemez. Bu deneyime ilk baslarken, Karşılıklı bağımlılık ilişkisinin ilk günlerinde 
    duyulan iyilik ve keyfin tadını, tek basına olduğun zaman çıkarmalısın.   Onu içine almalısın.
    Bundan sonra gelişmeye baslarsın ve kendine uygun romantik ilişkiler sana ulaşır.Gerçek enerji yansıtmasında bağımlılık 
    ve bağımlı olma eğilimi yoktur.Çünkü insanların ikisi de gelecek mesajları beklemektedirler. Eğer konuştuğumuz, mesaj 
    alıp verdiğimiz kişilerin dramalarinayanıt vermezsek, onların dramalari bozulur böylece bizde mesajı görebilme sansını 
    yakalarız.Bunu yapabilmek içinde karsıdakininoynadığı dramayi tanımlamamız gerekir. Bütün dramalar enerjiyi ele
     geçirmek için stratejiler uygularlar, dramayi tanımlayıp söylediğimiz anda bu oyun bozulur.
    Unutmamamız gereken hayatta yolumuza çikan herkesin bize bir mesajının olduğudur.
    Yoksa başka yola saparlar ya da bizden önce ya da bizden sonra o yoldan geçmeyi tercih ederler. 
    Özellikle sorunumuz olduğunda, yanıtları bize verecek insanlarla karsılaşırız. 
    Karsılaştığımız her insanin bize bir mesajı vardır. Tesadüfî rastlantılar yoktur.
    Ama bu rastlantılara nasıl yanıt verdiğimizi, bize iletilen mesajları algılayabilme derecemiz belirler.
    Yolumuza çıkan biriyle o an yaptığımız sohbet o anki sorularımıza yanıt vermeyebilir ama bu yaptığımız sohbetin
     bir mesaj taşımadığı anlamına gelmez.
     9. Dokuzuncu bilgi der ki; enerji düzeyimiz arttıkça vücudumuzdaki atomların titreşimlerinin düzeyi de artar. 
    Kısaca ruhumuzu arındırıp hafifleriz.
      


     

     

     

                                      

    Comments (1)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    pınarwrote:
    canım şiirler çok güzel olmuş ellerine yüreğine sağlık
    Jan. 26

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://kayarahime.spaces.live.com/blog/cns!D0C978641911268A!175.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None