Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Ben miyim karanlıklar içinde , yoksa karanlık mı benim içimde ? Güneşi mi kaybettim yoksa güneş mi unuttu doğmayı ?
Gecenin sessizliği mi çınlayan kulağımdaki yoksa sensizliğin içindeki sessizlik mi çığlık çığlığa bağıran?Ben miyim çıldıran yoksa sensizlik mi beni benden alan?Kelimeler mi yetmiyor anlatmaya yoksa ben miyim sevgimi anlatamayan sana?
Her Lafa Verilecek Bir Cevabım Vardır Önce Lafa Bakarım Laf mı Diye Sonra Söyleyene Bakarım Adammı Diye
üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer verirsen seni arda kalan iki kuruş için satar.....
NE ZAMAN Kİ, DENİZLER GÖL, GÖLLER DENİZ OLURSA, KAYALARDA NÜLİFER, AĞAÇLARDA GÜL BİTERSE, GÜNEŞ KARARIR, AY ÇİMENLER ÜSTÜNE DÜŞE
merhabalar.. inanın yazınızı gözyaşları içerisinde okudum.Yaşadıklarınız bana annemi hatırlattı.Ama malesef o sizin kadar güçlü davranamadı.ben 30 yaşındayım benimde korkularım başladı. bu çarşamba günü sonuca bağlayacağız.Ne çıkacak bilemiyorum....
Neden Açlık ÇekerizSen benden çok iyi bilirsin tokluğu, Ben de senden daha iyi bilirim yokluğu.
Sen aç kalmadın, açık kalmadın, İkinci el, üçüncü el defter kitap almadın. İkimizin çok ayrı alnımızın yazısı...
Aç karnına yattığım akşamların ardından Çaresiz, çok sabahları bekledim Sabıra umut, umuda sabır ekledim Sen bilmezsin amma, ayan beyan bilen var Mutluluğun da bile az, çok benim hakkım var...
Kalbim kuşatılmış şehir Ben hayata, hayat bana bilenir Direnirim, düşmem beklenir Günden güne çadırlar eklenir Acımasız saldırılar sıklaşır Mogol askeri gibi dertler, dertlere eklenir Ak yüreğim pekleşir mi pekleşir Kalbim kuşatılmış şehir, Her yaşadığım gün ayrı bir zehir...
Ortak gelecek adına güzel günler düşlerken Yabanlar geliverir, ıraklıklar giriverir Soğuk soğuk kara yılan gibi araya Eser karayel cemre düşmez gönlüme. Birileri ekmeğimi dişlerken Seyredersen uzaklardan el gibi Rahat huzur yok bu bahtı karaya.. Şu yüreğim tıkır tıkır işlerken...
Mutluluğun zerresi yok, umut yok Ben kendimi kandırıp gönlümü eylemişim Elem çok, keder çok ah benim dertli başım! İçim içimi yemiş türküler söylemişim. Değişime inanmış, aldanmışım Benim karnım aç, senin gözün hiç doymaz, Can kardeşim diye adını anmışım İç dökmüş, dert yanmışım. Hiç kulağın çınlamaz mı? Az birazcık bile olsa vicdanın sızlamaz mı?
Sanma göz pınarlarım boşa tutmuş yosunu Anasının kuzusu, babasının tosunu Senin kadar benimde bileğim var, aklım var Senden fazlam, benden öte “biz” diye bir sevdam var Sivri sinek vızıltısı kadar avazım, ahım Tövbe suç senin değil, korkarım Allah var Çağında yaşamak benim günahım...
İşliklerde gece gündüz demeden Ak ekmeği yoğurur, temiz alınterimiz Yarı aç, yarı tok neden açlık çekeriz?